28 Aralık 2011 Çarşamba

Memleketten cevherler


Madem Turk asilli modacilara degindik o zaman en sevdigim couture tasarimcilari listemde baskoseye yerlesmis Erdem'den bahsetmemek olmaz. Kanada'da dogup buyumus Erdem Moralioglu. Anne Ingiliz, baba Turk. Su anda Londra'da yasiyor. Turkcesi "merhaba"yla sinirli ama olsun, onun bir merhabasina moda sever vatandaslar kurban olsun. Erdem'i ozel kilan sadece kiyafet tasarimlari degil. Giysilerde kullandigi birbirinden renkli ve essiz motifler tasiyan kumaslari da kendisi tasarliyor.
En sevdigim tasarimcilardan biriyle konusma firsati buldum diye elim ayagima dolasti, asistaniyla beraber calistigim yere ugradiklarinda. Bir de baktim ki o benden daha beter kizarip bozariyo gordugu ilgiden dolayi. Rahatladim. Tribun enerjisi geldi birden, I love you Erdem nidalariyla acildim kendisine. Guldu ve tesekkur etti kosssskoca Ingiltere prensesine bile elbise bicmis adam. Sevindik karsilikli.
Acaba gay oldugunu bilmesem bu kadar pervasiz davranabilir miydim bilmiyorum ama icimde kalcagina ardimda kaldi iyi oldu.
Beverly Hills musteriyle tanismak icin bizimle bir organizasyon yapma sozu verdi. O gun geldiginde fotograflarla birlikte yine burada bulusuruz!

27 Aralık 2011 Salı

SuperTrash


Google'dan sacma sapan aramalar yaparken Olcay Gulsen ismi cikti karsima. Hollanda dogumlu daha 31 yasinda bir tasarimci. Unu dunyayi sarmis, benim haberim yokmus. Kiz daha 21 yasinda atilmis ise guce ve ilk sirketini o yasta kurmus. Simdi SuperTrash adli giyim markasinin tasarimlarini yapiyormus ve ayni zamanda sahibi de.
Ne yalan soyleyeyim kizi her turlu kiskandim. Ailesi tasarim okumasina izin vermedi diye halkla iliskiler okumus ama inatla sevdigi seyden vazgecmemis ve ne yapip edip taninan bir moda tasarimcisi olmus. (Cok ta taninmiyor aslinda, ben tanimiyordum mesela 10 dk oncesine kadar!) Azimli, basarili, yaratici, girisimci ruhlu falan filan eyvallah ta lanet olasi bir de guzel !
Teeee Amsterdamlardan kalkip Los Angeles sosyetesine girmis, buralarda da tanitmis kendini, biz de boyle oturup kalkip "o da moda bu da moda, soyle moda boyle moda bidi bidi" yapalim..
Haset dolu duygularla takdir ettim.
Buyrun burdan yakin:

25 Aralık 2011 Pazar

Haftaici diyetleri..

Benim fazla kilo sorunum falan yoktu aslinda. Domuz gibi yiyip icen ve sonrasinda incecik kalan, butun kadinlarin nefret ettigi tiptim. Her daim diyetteki ablalara aciyan gozlerle bakardim, "Allam yazik sunlara yaaa, neden benim metabolizmamdan su garibanlara da vermezsin?!" diye salak salak dusunurdum..
Salak! Sen her zaman ooooyle ipincecik kalcagini mi zannettin? 20 yasindayken atip tutmak kolay, bunye yakiyo yenileni. O yaninda pasta borek corek goturdugun diyetli insanciklarin ahi tutmaz m i sandin bunca yil? Aha da tuttu iste..
20lerimin ortasinda ben de tipik turk kadini formuna ulastim, dotlu dobekli.. Daracik kot pantalon bellerinin ustunde bi kat can simidi hain bi dusman gibi. Senelerce kendini disari vuramamisligin acisini cikariyor simdi.
Aslinda bu problem yaklasik bir sene once basladi ama, ben daha bu yaz sonlarinda kabullenmeyi basardim. Sirt dekolteli, daracik pembe bir elbise almistim, ozel bir gun icin sakliyordum. Yakin bir arkadasimin bekarliga veda partisine giyilecek. Bir acele ciktim evden, kendimden haberim yok. Gittik eglendik, cakkidi cakkidi gobecikler attik. Sonra o aci gunden resimler dustu feybuka tekerrr tekerrr... Bereket versin, mekandaki kadin-kiz hepsi orta dogulu yani benden pek bi farklari yok, hepimiz ayni dertten muzdaripiz. Herkeste gobek, basen, gidi almis basini gidiyo. Ama hayir ben onlardan olamazdim!
Sevgilim bu hafta bana tombul sosisim, tostishim diyince kiyamet koptu. Resmen aglamak uzereyim. Diyet yapsam diyorum, omrumde yapmamisim nedir nasil olur bilmiyorum. Spor desem, dunya uzerinde benden spor ozurlu bir insan daha olamaz. Lise bitene kadar kafama gozume yedigim toplarin haddi hesabi yok, yoga sinifindan derste kaldim diye liseyi vaktinde bitiremedim. O derece vahim durum.
Ertesi gun ise gittim. Her daim diyette olan, sabah 6da kalkip ozel trainer'la spor salonunda kilo vermeye calisan etine dolgun is arkadasima yanastim. Yeaaae bu diyet dedigin sey nasil oluyo ki aceba diye bi soru sordum. Sormaz olaydim. Kizin gozleri isildadi. Kendi mutsuzluguna ortak olacak kurbani bulmustu iste.
Direk yemem ve yememem gerekenlerin listesi her gun yapmam gereken sporun listesini verdi. Burda Noel bayrami ya simdi herkes ofise cupcake, pasta zart zurt birakiyo, bizim dolgun kiz basimda Hitler gibi "Neinnnn! Yemiyceksin! Yuru kafede salata yemeye!" diyo.
Kac gundur gunde iki ogun salata yiyorum ve en cok ta kremasiz ve sekersiz icemedigim icin kahve icemedigime yaniyorum!
Derken bugunun pazar olmasi da bahanesiyle, kendime guzeeel bir patatesli yumurta dosedim, fistik ezmeli sadvicleri luplettim. Batti balik yan gider nasilsa, aksama vanilyali cupcake yapicam. Ofistekilere dokunamadim napiyim, gozum kaldi!
Yarin ise gidince ne iradesiz kiz demesinler diye hic bozmadan salataya devam etcem.

23 Aralık 2011 Cuma

En sevdigim makyaj urunleri

Son zamanlarda vazgecemedigim makyaj malzemelerini sıralamaktan gurur duyarım. Hepsi sahsim tafaindan test edildi onaylandı!

1 numaralı favorim: Nars'ın Larger than Life göz kalemleri. Senelerdir denemedigim kalem kalmadı. Özellikle siyah göz kalemi, hangi markayı olursa olsun, göz kapağında en gec 2 saat sonra ikinci bir çizgiye yol açıyor. İlla ki saga sola bulaşıyor. Nars'ın kalemleri hem renk acısından çok zengin, hemde bütün gün aynen sürdüğüm gibi kalıyor. Öyle ki bazen uyumadan makyajımı temizlemeyi unutuyorum, 24 saat sonra hiç bozulmamış buluyorum bir gun once surdugum kalemi :) Simdilik mor ve siyah renkleri var bende ama sanirim yakinda butun renklerini alirim..

#2: Benefit Coralista allik. Şeftali tonlarında ve üstelik şeftali gibi mis kokuyor. Ne yalan söyleyeyim kokusuna bağlanmış olabilirim, belki de o yüzden vazgeçemiyorum! Benim cildim orta tonlarda, bu alligi durunca doğal bir pembelik veriyor yanaklarıma.

Üçüncü: Yves Saint Laurent'den Shocking mascara. Şimdiye dek kullandığım rimeller arasinda rengi en siyah olan siyah rimel. Kirpikleri oldukca uzun ve dolgun gosteriyor. Cogu zaman Nars'in (yine cok derin siyah renkte) kalemini cekip ustune bu rimeli kullaniyorum. Sonuc Belgin Doruk'un takma kirpikli goz makyajini aratmiyor.

Numero quatro (4) : Yine Nars'tan Roman Holiday Ruj ama mat olan degil, pamuk seker gibi tatli bir pembe, dudaktaki goruntusu de cok hafif, kokusu da bir tatli.. Cantada gezdirmelik. Her turlu makyaja uyuyor ama ben koyu siyah goz makyajini tamamlamakta tercih ediyorum. Siyah ve pembe tonlar bence her zaman klasik ve in bir goruntu.

YSL Shocking Rimel / Benefit Coralista Allik


Nars Larger than Life eyeliners / Nars Roman Holiday ruj

21 Aralık 2011 Çarşamba

Mavi boncuk kimdeyse...

Dior, The Row, Oscar de la Renta, Missoni, Celine ve daha bir cok couture markası bahar koleksiyonlarında kullanıyor bu rengi. Hem gökyüzü mavisi hem de deniz kıyısında görebileceğimiz bir mavi.. Ben sezonun rengi lafına pek takılmam aslında, herkes kendine yakışan renkleri secmeli ve giyinmeli elbette ama bu sezonun yaygın rengi iste bu mavi olabilir..

The Row


Oscar de la Renta / Missoni