31 Mart 2012 Cumartesi

Trend or no trend?

Kim Kardashian'in at kuyruguna taktigi kolyemsi sey, adi artik her neyse, bir kac hafta once dergilerde dikkatimi cekmisti. Ben pek begenmemistim, pek tutulacagini da dusunmedim acikcasi, ta ki bu hafta bir kac kiside aynilarini gorene kadar.
Elciye zeval olmaz, resimler asagida, karari siz verin : trend olur mu, olmaz mi?



I don't know what would you call this thing Kim wears on her ponytail. pony-necklace? Ponytail chain? Ponytail jewelry? Whatever it is, when I saw it on a magazine a few weeks ago I just didn't care for it. I just thought of it as an unnecessary piece to have. However I saw a couple of girls wearing these chains on their hair this week so I thought about sharing it. Don't shoot the messenger! You decide for yourself ; a new trend or not?

30 Mart 2012 Cuma

Festival gibisin!


Coachella muzik festivaline bir kac hafta kaldi. Coachella, 3 gun suren bir muzik festivali. Bir nevi Rock-n-coke. Festival baslamadan bir gece once tam tekmil kamp alaninda bulunmamiz gerekiyor onumuzdeki 3 gune hazirlik olarak. Cadir, battaniyeler, yiyecek-icecek, kap-kacak, termos, mangal yani 3 gunluk bir kamp surecinde hayatta kalmak icin her ne gerekliyse titizlikle listesi yapilacak ve hazirlanilacak.
Hazirlanmasi gereken tek sey bunlar degil tabi. Festival moduna uygun "kucuk" bir bavul hazirlanmasi da gerekiyor. Bayanlar arasinda gerek is yerinde, gerek alisveriste, gerek sakin sakin arkadas cevresinde otururken hep gizli bir yaris oldugu inkar edilemez. Coachella'da bu yaris fazla gizli degil, oldukca ortada. Herkes en yaratici, en hippie kiyafetleriyle farkedilme yarisinda. Bir de giyinmeyi bilmeyen arkadaslar var, Coachella vadisinin col sicagini firsat bilip bu yarista arayi bikini ve kisacik sortlarla kapatmaya calisiyorlar ki, kesinlikle o kulvarda kosmak gibi bir niyetim yok! O yuzden simdiden kollari siviyorum, cicek cocuk moduna dalis yaparak kendimi ve bavulumu Coachella'ya hazirliyorum. Bit pazarlari ve vintage butikler, ben geliyorum savulun!
Unlulerin Coachella'da cekilmis resimleri, yolumuza isik tutsun, bu yuce insanlar fikir anamiz olsun!
(soldan saga) Camilla Belle, Kate Bosworth, Busy Phillips, Nicole Richie @Coachella

Isabel Lucas

Alessandra Ambrossio

Vanessa Hudgens
Drew Barrymore & Cameron Diaz

Lindsay Lohan
There are only a few weeks til Coachela music festival. We will camp there for 3 nights, so I should be preparing all the survival tools and necessities right now, such as a tent, sleeping bag, blankets, ice box, a portable grill etc... but I am rather more interested in preparing my "little" luggage for those 3 days!
Subtle fashion competition amongst women is existent everywhere; work, partying, casually hanging out.. In Coachella, the competition is not subtle, it's just out there. We all know each girl tried her best putting together the most interesting, most eclectic, most artistic outfit that morning. There are girls lacking those artistic abilities and skills and those are the ones who try to make it up by simply wearing their teeny-tiny bikini tops with the cut-out denim shorts and I sure won't be one from that group! So this week I get my flower-child mood on and start building THE wardrobe of 3 days. Vintage boutiques and flea markets, get ready.. I am coming!
Above, there are some celebrity inspirations from Coachella, to get started.

21 Mart 2012 Çarşamba

Faux, faux, faux!

Belirli bir mevsimde koca koca mantoları, parkaları, montları kutulara, bavullara doldurur dolabımızda cıvıl cıvıl yazlıklara yer açarız. Bunu ben de yapıyorum elbet ama kürkleri kaldırmaya kıyamıyorum!
Kürk dediğime bakılmasın, yanlış fikirlere kapılmasın kimse! Her zaman sadece faux yani imitasyon giymişimdir, bir omur de böyle devam eder. "Et yiyorsun da, kürk mu giymiyorsun" diyen küstah arkadaşlara da cevabim: "Et yemek için hayvanlara turlu turlu işkence etmiyorlar".. Kürk piyasasında yasanan iğrençlikleri düşünmek ve bir avuç kokoş hatunun zavallı bir hayvanin postuna bir servet döktüğünü bilmek bile midemi bulandırıyor.
Neyse, bu konuyu sabaha dek uzatabilirim çünkü oldukça tepkili olduğum bir konudur kürk.
Ama tüm bunlar, yumuşacık ceketleri, montları hatta atkıları sevemeyeceğim anlamına gelmez ki!
Faux fur aşkim Asos'un web sitesine girince depreşti, birbirinden güzel pofuduk pofuduk yavruların 50% indirimde olduğunu görünce ise tavan yaptı. Normal insanlar su anda mayo, bikini alışverişinde olduğu için kışlıkların komik rakamlara satıldığı günlerdeyiz. Ayrıca Los Angeles'ta geceler, alev alev yanan yaz günlerinin aksine her daim soğuk. Bu kürk ceketler hem totomuzu sıcak tutar, hem de gece kıyafetinden tutup ta, kot pantolon ve t-shirt kadar basit bir kıyafetin de üstüne gayet hoş durur, hem de tilki, tavsan, vizon, rakun ve hatta kedi, kopek (!) gibi sevimli dostlara da bir hayat bahsetmiş olabilirsiniz gerçeğini almayarak.





Its is almost time to put away your coats, jackets and all the other winter goodies to make space for the airy summer pieces in the closet. I go through the process of packing away the winter coats every year but I can never put away my fur things. When I say fur, don't get the wrong ideaa. I've always wore faux and it will be this way for the rest of my life. Some of my arrogant friends say "You eat meat, so why won't you wear fur?". The answer is; the animals we eat are not exposed to the cruel treatment and final torture such as electrocution, neck breaking and skining alive. Greasy lil rich ladies of 90210, with the fortune you are throwing out there to have a dead animal over your shoulders just to prove your class in this non-sense society, you disgust me! Yeah.. I can go on forever with this topic because I hold it very close to heart. But let's move on.
I may be against fur but that cant stop me from my obsession with the fluffy, plush things. My love for faux fur became uncontrollable once again when I went on Asos.com and saw the insanely slashed prices. The normal people are now shopping for bikinis but for me the fur is seasonless. In Los Angeles, even the summer evenings are very cold despite the scorching sun of the day. The fur jackets will keep our bums warm in the evenings and they can compliment anything from evening wear to a simple pair of jeans and a T. Plus, by not buying real fur, maybe you are now helping the life of a mink, racoon, rabbit, fox and even a cat and a dog somewhere in the world. Go Faux!

15 Mart 2012 Perşembe

Bu adamin dedeniz oldugunu dusunsenize!

Dogdugunuz andan itibaren sizi Chanel incilere, tweed kumaslara sarar sarmalar, Chanel No5'la da her gun banyo yapmanizi saglardi heralde. Sirt cantasi yerine koca koca cantalarla giderdim okula daha anaokulundan itibaren.  Mahallenin en kokosh kizi olur, milleti catir catir catlatirdim.

Aaaaah ah... Karl'in bir torununun olmasi icin, once bir cocugunun olmasi, cocuk icin de Karl'in heteroseksuel olmasi gerekir. Karl bir hetero olsaydi, o zaman Karl, Karl olmazdi! Bu kadar eksantrik bir tarzi olamayabilirdi! O yuzden moda dunyasinin hatrina, Karl'in torunu olma hayalimden vazgeciyorum.





Wouldn' t you want a grandfather as cool as Karl Lagerfeld?!
He would've probably wrapped you in tweed fabrics and pearls first thing as you're born. He would've made sure you got baptised in Chanel No5. I would've never worn a backpack to school, a big Chanel purse would've been more appropriate for Lagerfeld's granddaughter in kindergarten. All my peers would turn blue with envy because I wouldve been the most Coco-esque girl on the block.
Would've, should've... Karl can not have a granddaughter cuz he is not hetero. And if Karl was hetero, then Karl wouldnt be Karl. Then Chanel would not have been the Chanel that it is today. You know what? I give up my dreams of being his grandaughter for the sake of the fashion world.

13 Mart 2012 Salı

Vintage candir...

Bazen Ikea'dan aldigim ve her evde var oldugunu bildigim tabagi, canagi, bardagi, ivir ziviri cope atip, vintage parcalar toplamak, onlarla yasamak istiyorum. Bu istek, bit pazarindan aldigim 4 adet cay fincaniyla takim halinde aldigim 12 adet yemek tabagini kullanmaya basladigimda iyice artti. Gecen haftaki bit pazari cikarmasinda topladigim ganimetler arasinda, gumus parcali cam surahi, Limoges porseleni bir kultablasi, 1904 yilina ait Nippon porseleni bir sekerlik ve tahminimce, 1930'li yillara ait art deco bir parfum sisesi vardi.

Annem antika parcalari ya vitrinlere doldururdu ya da kimsenin ulasamadigi yerlere. Bana gore, tabak tabaktir, dekoratif amacla yapilmadiysa eger icine yemek konup yenmek icin yapilmistir ve bu anlamda da kullanilmalidir -tabi ki bol camasir suyuyla yikandiktan sonra. Sonra o tabaktan yemek yerken, o tabaklarin daha once bulundugu koca ziyafet sofralarini, o tabaklardan yemek yemis insanlari, yemekten sonra o tabaklari yikayan mutfak onluklu kadini hayal etmenin verdigi zevk bambaskadir. O narin tabakta vakt-i zamaninda "chicken cordon bleu" yenmis olma ihtimali ve yine o ayni tabakta sizin bugun sucuklu yumurta yiyor olmaniz.. Eglenceli fantaziler bunlar.


I sometimes want to get rid of every little Ikea piece I have in common with a couple of million people in the world. I wanna live with unique vintage pieces instead. I've always had a thing for the vintage clothing but this is a new page. Since I've bought a pile of 12 plates with 4 matching teacups at my local flea market, my vintage craze took a new dimension.  Couple of weeks after the local flea market, we've drove to another flea market, slightly further away in town and scored a glass pitcher with a silver lid, French Limoges porcelain ashtray, an art deco perfume bottle and a 1904 Nippon bowl with lid. 

My antique obsession must be genetic, my mom had a pretty good collection herself, except she never allowed anyone touch them. Her vintage pieces were always displayed behind custom-made vitrines or hung high above on the walls. I believe that a plate is a plate and is made for eating out of. Plus the odd fantasies while eating out that plate totally adds to the experience. I love imagining the fine ladies and gents, gathered around in their fancy clothes for a dinner party eating chicken cordon bleu or boeuf bourguignon out of the same plates I've now filled with eggs and sausages.  

12 Mart 2012 Pazartesi

Rodarte'nin sonbahar cicileri

Rodarte'nin satis temsilcisi bugun kucuk bir toplantiyla 2012 Sonbahar koleksiyonu tanitti. Rodarte malum, hem biraz fazla pahali hem de herkesin giyebilecegi tarzda kiyafetler uretmiyor. "Cicek cocugum ama zenginim" diyen marjinallerin tercihi daha cok.
Avustralya'daki Aborjin kabilelerinden etkilenerek yapilmis bu koleksiyon. Aborjinlerin vucutlarina yaptiklari boyalar ve desenlerden esinlenmis ve bu desenleri kumasa aktarmis Kate ve Laura Mulleavy kardesler.  Her zamanki gibi renkli, farkli, eglenceli kiyafetler, sonbahara uygun birbirinden sevimli mantolar ceketler... Hos gercekten.
Fakat....
Benim aklim kiyafetlerde degil, sac ve makyajda hala. Nasil romantik bir goruntu yakalamislar! Sactaki yildizli altin tokalar, pembe/seftali tonu makyaj, pofuduk pofuduk saclar..






The fall 2012 collection was inspired by the Australian Aborigine tribes. Mulleavy sisters took the tribal body paintings and transferred them onto the fabric as unique patterns. The colors of the collection is very loyal to the Australian outback theme and I like most of the collection.
What I love though, is the hair and make up. Pink and peachy make up, with the fluffy messy do, paired with the golden hair piece full of stars.. Just dreamy. 

8 Mart 2012 Perşembe

Bloguma ozel defile :)

Beverly Hills'deki Neiman Marcus magazasi bugun ozel musterilerine, podyumlardan magazalara daha yeni ulasmis bazi yaz trendlerini tanittigi bir moda gosterisi sundu. Ben de bunun bir kismini burada paylasiyorum.
10 dk kamerayi tutmaktan elim ara ara sallaniyor, affola :)

Sari gelin amannnnn

En sevdigim renklerdendir sari. O yuzden, bu yazin populer renklerinden olmasina fazla fazla seviniyorum. Canli renkleri giymek her zaman kolay olmuyor. Renk uyumuna dikkat etmek gerekiyor. Bende sari rengini kolayca kulanabilecegimiz bir kac kiyafet hazirladim, fikir olsun diye. Umarim guzel olmustur.
Siyah beyaz cizgili ve ya puantiyeli bir ceket, bluz, kazak esliginde sari kot pantalon hem zarif hem de rahat bir kiyafet. Sari esliginde sari altin tonlarinda takilar en guzeli. Araya ufak tefek kirmizi detaylar da ekleyebiliriz takilarimizda ve belki yine cantamizda. Notr tonlarda babetleri de giydik mi, Paris sokaklarinda salinan bir Audrey Hepburn olup cikiveririz :)
Ceket: Tibi
Kot: Current Elliott
Babet: Kate Spade
Yuzuk: Yves Saint Laurent
Bilezik: Gurhan
Canta: Moschino
Kupe: modcloth.com

Gece kiyafetlerinde cogu zaman koyu renklere siginiriz. Halbuki yazin civil civil renkler hem sezona daha uygun olur hem de kalabaligin ortasinda farklilik yaratarak farkedilmemizi. Peki iki guclu rengi nasil biraraya getiririz? Turkuaz ve sari birbirlerini cok  guzel tamamlayan renkler. Sari bir elbisenin altina turkuaz ayakkabilar ve ayakkabimiza uyacak kolye ve kupeler iddiali bir bayanin tercihi olabilir mesela. Ayakkabi ve takilar renkli oldugundan, cantayi geri planda yine notr tonlarda tutmak en mantiklisi. NOT: Sari bir elbiseyi asla mor aksesuarlarla karistirmayin, bu kontrast renkler gozu yorar, Rio festivalindeki sambacilara donersiniz, aman diyim...
Elbise: Roberto Cavalli
Ayakkabi: Sergio Rossi
Canta: Yves Saint Laurent
Kolye: Anton Heunis
Bazen kot pantalon, tshirt giyip disari atmak isteriz kendimizi. Beyaz t-shirt ve kot pantalon hic eskimeyecek en rahat trenddir. Boyle rahat bir kiyafete de rahat ayakkabilar gerekir. Bu kilim desenli loafer ayakkabilari cok sevdim. Boynumuza sandal agaci "mala" tesbih bir kolye, kulaga da turkuaz bir kupe yeterlidir. Cok mu basit oldu? Iste o zaman parlak sari bir canta, bu rahat kiyafeti sıkıcı olmaktan kurtarir.
Ayakkabi: Steven by Steve Madden
Canta: Reed Krakoff
Gozluk: Ray Ban
Ise, okula, altin gunune, kafeye, restorana giderken giyilebilecek hanim hanimcik retro, modasi gecmeyecek bir kiyafet. Ustu vucuda oturan, alti ise pileli bir elbise 60li yillarin hanim hanim kizlarini hatirlatiyor. Daha once de cok moda oldugunu soyledigim cat eye gozlukler de o yillarin tarzina uygun. Elbisenin, cantanin ve gozluklerin rengi minimal olunca, civciv sarisi apartman topuklu ayakkabilar ve pastel tonlarda bir saat bu goruntuyu hem sevimli hem de zarif kiliyor. 
Elbise: Fendi
Ayakkabi: Giusseppe Zannotti
Saat: asos.com
Canta: Mango
Gozluk: Lokal carsamba pazari



Unluler de gerek kirmizi halida, gerek gunluk hayatlarinda sari rengini cok kullaniyor bu aralar. Iste stiline hayran kaldigimiz Hollywood'lulardan bir kac ornek:

5 Mart 2012 Pazartesi

Bu hafta Marni H&M'e geliyor!

8 Mart'ta Marni'nin H&M'e ozel koleksiyonu modaseverlerin begenisine sunuluyor. Marni, rengarenk ve oldukcali eglenceli desenleriyle ve de rahat gunluk cizgileriyle moda dunyasinda kendisine oldukca saglam bir yer edinmis unlu bir Italyan markasi.
Uluslararasi piyasada guclu bir takipci tabanina sahip olan firma, H&M icin ozel bir koleksiyon hazirlamis. Marni butiklerinden cok daha ucuz fiyatlarla satisa cikacak bu koleksiyonun cizgileri, butikteki parcalardan farksiz. Ortalama H&M fiyatlarina gore biraz daha pahali ama ortalama magazalarda bulamayacagimiz kadar sevimli ki parcalar, en azindan bir kac birseyler almak istiyorum!
Koleksiyonda ilk gozume ilisen, aksesuarlar oldu. Fular, kolye, bilezik ve cantalar super! Bu rengarenk aksesuarlarla en basit siyah bir elbiseyi bile canlandirabilirsiniz. Desenler her zamanki gibi retro, 1960'li yillarin desenlerini hatirlatiyor. Ayakkabi olarak, koleksiyonda duz deri sandaletler yogun olsa da benim favorim tahta platform topuklu siyah deri sandaletler. Kot pantalon, elbise, sort yani herseyin altina rahatca giyebilecegimiz bir tarz.

Iste bu koleksiyondan benim bir araya getirdigim birkac kiyafet..



Iyi alisverisler!